Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Gece, ışıl ışıldı gökyüzü. Önce her yıldıza senin adını verdim, yetmedi. Hiç biri senin gözlerin gibi değildi. Ben yalnız senin gözlerini yıldız bildim. Herkes altında sarhoş olacağı yıldızı ararken, ben senin gözlerinde bitirdim içki kadehlerini. Her şey siyah beyazken, ben mavi bir düşte gizlendim Konuk oldum uykularına, gördüğün her rüyanın içindeydim... Gördüğün denizmiydi ben o denizin martısıydım.Bir ormanda mı yürüyordun, en ulu ağacıydım. Sen bir dağın tepesinde görürken kendini , ben doruklarında beyazlığıydım. Sonsuz hasret ateşiydim ben her gece kapında yanan. Sen bile söndüremezsin beni. Çünkü hasretin sen varken bile dinmeyenindendi. Kolaydı sevmeler ben imkansızı seçdim. Ne kadar yakınsam o kadar uzaktın bana. Elimi uzatsam tutabilirdim ama bir o kadarda ulaşılmazdın. Kaçanlardan değildim ben, kaçmadım... Ne zaman vazgeçmeye kalsam yüreğim o kocaman haliyle dikildi karşıma. Ben yüreğimin sesini dinledim. Ve yüreğim aslında sendin. Her sözcüğü denedim aslında seni anlatmak için. Her sözcüğün üzerinde durup bin kere düşündüm. Ya onlar anlatamadı seni ya sen onlara yetmedin. Sözcükler yetmedi ya, renklere sarıldım bende. Bir tek mavi anlattı seni. Maviye yakışan yalnız sendin. Ne kendimi sakladım ne de sözlerimi. Duygularım içtendi. Seni kendimi seve rgibi sevdim. Tutkuyla bağlıydım sana ama sevdam senin tutsağın değildi. Ben özgürlüğüme düşkündüm ve özgürlüğümde sendin... Dinle ey yar, sana bağımlı olmadan büyüttüm ben bu sevdayı içimde. Sen olsanda büyümeye devam edecek olmasanda. Sevmişim bir kere seni kurtuluşun yok sevgimden. Seni özlemeyi en çok ben bilirim. Hiç yakınmadım seni özlemekten. Üsteklik kavuşamama ihtimali işlenmemiş soğuk bir taş gibi önümde dikilip dururken. Sana dokunamamak yüreğimi böyle acıtırken. Bil ki ben yüreğimi kanatan bu acıya inat dokunmadan tenine saatlerçe sevişebilirim.....
Hani Sormuştun Ya Beni Neden Seviyorsun Diye Anlatayım
Hani sormuştun ya; beni neden seviyorsun diye anlatayım; Bir gün bir kelebek varmış. Kozasından yeni çıkan hayata yeni gözlerini açmış bir kelebek. Zarif narin güzel bir kelebek kanatları inci tanesi gibi pırıl pırıl çiçek bahçesi gibi rengarenk.
Kelebek kozasından çıktıkdan sonra hayata atılmış bir günlük ömrünü gezerek geçirmek için çiçeklere konmuş dağları ovaları geçmiş denizleri aşmış.Ama bir evin penceresine gelmiş konmuş.
Evden içeri baktığında birde ne görsün müthiş bir ışık öyle güzel öyle temiz ve pırıl pırıl ki gözleri kamaşmış kelebegin . seyre dalmış ışığı ama olmaz böyle yanına gitmesi lazım.
Pencereden bulduğu aralıktan içeri daldı vee durmaksızın ışığa doğru uçtu etrafında döndü. Aslında o ışık sadece basit bir lambaydı ama o an kelebek için öyle güzel görünüyorduki bunu anlayamamıştı.
Öylece bütün gece döndü durdu etrafında mutluydu onun için yeterdi bu kadarı belkide bir günlük ömrünü sadece o ışığın yanında geçirebilirdi ve öylede yaptı zaten.
Bütün gece dans etti ışığın etrafında ama sabah oluyordu kelebek artık yorulmuştu ve yavaşça aşağı dogru düştü gayret etti havada kalmak için ama başaramadı ve yere çakıldı.
Yorulmuştu kalbi hızla atıyordu kalmak istedi kanatlarında güç kalmamıştı bitkindi yorgundu ölüyordu. Ama son bir gayret ve hışımla yükseldi. Bütün gücüyle uçtu ve ışığa olaca kuvvetiyle yaklaştı ve yere düştü.
Gözlerini yumdu bir günlük hayatı bitmişti belki de boşa harcamıştı bir ışık uğruna ama olsun o öyle düşünmüyordu mutluydu ve öyle ölmüştü. Şimdi şunu söyleyeyim sana: Sen benim bir günlük, bir aylık, bir yıllık hayatımda bağlandığım o muhteşem ihtişamlı pırıl prııl ışığımsın ve ben taki ölene kadar senin için yaşamaya ve senin etrafında olmaya devam edeceğim.
Ne olur sende bu aciz kelebeği üzme ve beni ışıksız bırakma, karanlıklara gömme.Unutma ki kelebek de olsak bir yüreğimiz var; ufak tefek ama kocaman bir sevgi sığdırdığımız bir yürek...
Alışsaydım farklı olurdum inan, alışsaydım sensizliğe daha mutlu olurdum.Ama değilim, yanıyor içim... Ve hiçbir yağmur söndüremiyor bu yangını... Bir umut bekliyorum kendi kendine sönsün diye. Ah anlasaydın beni, ah bilseydin seni ne kadar çok sevdiğimi... Şimdi yanan, yüreğim değil, aşk ateşi olurdu.Vazgeçtim beklemekten gelmeyeceksin. Ne acı bir gerçek. Kimi koyayım yerine, kiminle avutayım kendimi? Kimi sen sayayımda sarılayım boynuna? kimin elerinin sıcaklığını hissedeyim? Bu kadar acımasız olmamalıydın yar, ben seni böyle tanımamıştım çünkü. Kocaman bir yüreğin vardı ben o yürekte oldugum için şanslıydım. Çok seviyordun beni yada ben öyle sanırdım. Hiç bitmeycek diye düşünürdüm, öyle ya büyüktü bizim aşkımız, özeldi.Hayatta iyi yada kötü ne varsa hep birlikte paylaşacaktık, birbirimiz için yaşayacaktık. BAŞKALARI İLE MUTLU OLMA İHTİMALİ AKLIMIZDAN BİLE GEÇMEZDİ. Yolumuzu aşkımız aydınlatacak biz o yolda yürüyecektik hiç durmadan.Derken, seni kendine bağlayan o yürek koyboldu birden... şimdi yüreğinin yerinde bir taş var, yoksa bu kadar vurdumduymaz olamazdın... her giden bahanesini yaratır her giden acımasızdır, ama sana konduramıyorum bunu. Kimbilir, belkide sensizliği kendime konduramıyorumdur. Bu yüzdendir haykırışım.Alışılmıyor, sensizlik kabullenilecek bir şey değil. Acım büyüyor bu yüzden. Her acı geçer biliyorum ama niye bu kadar uzun sürdü bu sefer. niye yarı ölü gibiyim hala? Her şeyde seni arıyorum lanet olsun!!! Madem gidecektin söylemeliydin bana sensizliğe nasıl dayanılacağını. İnsanın yüreğinin yarasını atıp gitmesi mümkün değilki ben yapamıyorum sen yap hadi. Son kez gel yanıma, çıkar yüreğimi yerinden va al gotür nereye istersen. At bir kenara öyle kalsın... Yok yok, kendi kendinede sönmeyecek bu yangın. Ben yaşadıkça yanmaya devam edecek içten içten. En azından bir tesellim var... bundan böyle hiç kimse yeni bir yangın başlatamayacak yüreğimde,bir daha yaralayamıyacak beni...!! Acım o kadar derinki, kimse birdaha ACITAMIYACAK İÇİMİ.. VE SEN BİLİYORSUNKİ DUALARIM VE KALBİM HEP SENİNLE OLACAK.........................